etkin kudret

(spinoza okumaları çerçevesinde deleuze ün spinoza üzerine 11 dersi ni okurken verilen ev ödevi)
Spinozacılığı bir kişisel gelişim aracı, son zamanların populer yaklaşımı olan bir şifa aracı, kudretimizi arttıracağımız bir yöntem olarak ele almak yanlıştır. iki nedenle yanlıştır.
Birincisi kişisel gelişim aracı yada şifa kafası insanı merkeze alan bir bakıştır.  Kendine iyi gelmesi, rakipleri karşısında kişiyi daha “kudretli” yapmasıdır asıl hedef.  Oysa spinozacılıkta merkezde doğa ve ancak onun varoluş tarzı olarak bir “varlıktan”, bir insandan söz edebiliriz.
İkincisi, kudret ilişkilerle sürekli bir dalgalanma göstersede bir dereceyi anlatır. Deleuze bu konuda şunu söyler:“Kudret, tanım icabı, ne istediğim değildir, bende olan şeydir. Şu ya da bu kudretim vardır ve beni varlıkların niceliksel merdiveninin üstüne yerleştiren de budur. Kudreti istemin nesnesi kılmak bir yanlış anlamadır, durum tam tersidir. Bende olan kudrete göre şunu ya da bunu isterim. Kudret istemi, şeyleri, insanları, hayvanları sahip oldukları etkin kudret ile tanımlayacaksınız demektir. Bir kez daha, soru şudur: Bir beden ne yapabilir? Bu ahlaki sorudan çok farklıdır: Özün bakımından ne yapmalısın diye sormaz, ne yapabileceğin, kudretin açısından nesin diye sorar”.(s 118)
Bununla ilgili şunu sorulabilir: Peki bütün bunların anlamı ne? Eğer kudretimiz, bizim arttırabileceğimiz bir şey değilse bütün bu sözlerin anlamı ne?
ikinci soru şu olabilir: Spinoza yada Deleuze bütün bunları yaparken bizim kudretimizde ve kendi kudretlerinde bir değişim olmuyormu? ve bütün bunları yaparken ,bir miktar da olsa, kudretlerini arttırmayı amaçlamıyorlar mı?
Bu konuya önümüzdeki ev ödevlerinde değineceğim. şimdilik şunu söyleyebilirim: Anahtar kavram etkin kudrettir. ne yapabileceği önceden bilinemez olandır. Tekil olandır. ‘Ben’ olandır.

Bi de bunlara bak istersen