Özgürlük

Gelengi istanbul toplantılarında biraz zorlandığımızı düşündüler (en azından) Sema ve Kerem. Çeşitli teknik konularda adım atmaktaki cesaretsizliğimiz bir yana, alanı ne için kullanmak istediğimizi de henüz bilmiyoruz. Biraz da biliyoruz aslında, hissettiğimiz şeyler var, ama tanımlamakta zorlanıyoruz, belirsiz bırakıyoruz. Bugün biraz seyretmek istediğimiz filmleri konuştuk. Her birimiz beğendiğimiz filmleri mi çıkaracak ortaya, yoksa bazı kavramlar üzerinden mi filmler seçeceğiz? Mesela Jimmy’s Hall filmini izleyecektik, gelengievine benzer yanları nedeniyle belki de. Birlikte kurulan bir mekan ve orada yaşanan hikayeler, insanların hayatına neler katabileceği üzerine bir film. Bunun üzerinden, madem ki gelengi kendi varlığı üzerine de düşünüyor, kendi hikayemiz ve hissettiğimiz şeyleri tartışmak, bunlarla ilişkili filmler seyretmek, kitaplar okumak daha iyi besleyecek sanki bizi.

Özgürlük kavramını tartışmanın da bizim hikayemizi besleyeceğini düşünüyorum. Gelengi önceden belirli bir eylemler silsilesi peşinde olmadığı için, herkeste biraz ürkeklik var. Ne yapmak istiyoruz, düşündüğümüz şey uygun mu diye birbirimize bakıyoruz sık sık. Hayatımızda çoğunlukla sorgulamıyoruz eylemlerimizi, sınıfı geçmek için ders çalışıyoruz, para kazanmak için işe gidiyoruz, haksızlığa isyan etmek için sokağa çıkıyoruz. Belki o yüzden böyle bir özgürlük alanı yaratmakta zorlanıyoruz.

Gelenginin amacı haksızlıklara karşı çıkmak için, insanların birbirleriyle ve doğayla daha barışçıl yaşaması için taze fikirler üretmek, ve bunun için özgür düşünme ortamları geliştirmek olabilir mi?

Bi de bunlara bak istersen