I. Genel Kurul

kurul5 kurul4  kurul2 kurul1

 

30 Ağustos Cumartesi günü Karaburun, Kaynarpınar’da Barış’ın güzel mekânında yapılan toplantımızda tartışmalar şu başlıklar altındaydı:

-Neden Dernek, Nasıl Dernek
-Somut Fikirler
-İç Tüzük
-Legal Meseleler

1. Neden Dernek?
Neden bir dernek kurduk sorusunu hem kolektif yaşam vurgusuyla hem de tüzükte belirtilen haliyle derneğin amacını önemseyen bir vurguyla yanıtladık. Yani biz kimiz deyince hem bir arada yaşamak, üretmek, bir şeyler yapmak isteyen bir topluluk olduğumuzu hem de bu birlikteliğin doğaya uyumlu bir yaşam biçimi oluşturma doğrultusunda gerçekleşmesi istediğimizi belirttik. Başka türlü bir yaşam kurmanın türlü yollarını aramak, zorlamak, aynı zamanda dünyayı dönüştürücü eylemler de üretebilmek, bunları birbirimize yaslanarak yapabilmek, dünyanın kalıplaştırıcı, yalnızlaştırıcı sıkıştırmalarına karşı gelebilmek, buna başka bir pratik ve sözle cevap verebilmek konuşulanlardan akılda kalanlar. Doğaya uyumlu yaşam vurgusuysa hem ekolojist bir pratik ve siyaset oluşturma anlamında hem de yabancılaşmaya karşı gelme üzerinden düşünüldü, tartışıldı.

Ama Neden Dernek?
Özellikle legal bir kimliğe ihtiyacımız olduğu zamanlar için bir araç olarak anlamı olması, vasıtasıyla proje alabileceğimiz, kitap basabileceğimiz, mekân açabileceğimiz vs. bir araç olması dernek fikrini bizim için öne çıkaran düşüncelerdi. Bunun dışında sosyal bir araya gelme ve örgütlenme bakımından da somut bir yapının işlevsel olabileceği öngörüsü bir diğer belirleyici faktör olarak belirdi. Peki ama neden dernek? Durduğumuz nokta için daha anlamlı ve kullanışlı olabilecek, daha demokratik bir zeminde tesis edilebilecek, özgürleştirici alternatiflerin (kooperatif gibi) neden düşünülmediği yönündeki eleştiri dernek fikri üzerine daha derinlemesine düşünmemize yol açtı. Bu eleştiriye karşılık derneğin özel bir tercih olmadığı, örgütlenme arayışımızın legal yapısının fazla önem teşkil etmediği, derneğin yasal yapısına yaslanmayı hiç düşünmediğimizi, hep beraber bir iç tüzük oluşturmak ve bu topluluğun otonom bir şekilde yürümesi peşinde olmak noktasında birleştik.

Projecilik vs. Üretim
Gelengi ahalisi olarak, gerçekleştirmek istediklerimiz için “proje yazma” yolunun bir kaynak olmasının ne kadar doğru olduğu konusu verimli bir tartışmaya zemin oldu. Maddi kaynak yaratmak açısından projecilikte olduğu gibi nasıl geldiği anlaşılmayan, dışarıdan hibe edilen bir paraya göre çok daha sağlıklı bir yol olarak üretim fikri ortaya çıktı. Buna cevaben zihinsel üretimin de benzer bir karşılığı olabileceği, projecilik işlerinin bu yüzden topyekün dışlanmaması gerektiği konuşuldu. Ancak projeciliğin her türlü bir süre sonra bizim için sıkıntı yaratacağı, başlangıçta kullanıp yavaş yavaş kurtulmaya gayret etmemiz gereken bir mesele olması gerektiği çünkü bu işin proje peşinde koşuculuk, profesyonel projecilik yapan bir toplulukla sonlanması riski barındıracağı konularında ortaklaşıldı. Sonuç olarak projeciliğin belki her zaman yapılabileceğine ancak asla gerçekte yapmak istemediğimiz bir işi sırf para kazanacağız diye yapmamamız gerektiğine hükmedildi. Bu konuda katı olunması gerektiği de tekrar tekrar vurgulandı. Üretim ve kendi ürettiğimizi satmak konusunda ise herkes istekli göründü. Bunun yolları üzerine düşünelim dendi, toprak almak, mekan almak, tarım yapmak, tişört, bez, sabun yapmak ve bunları çeşitli şekillerde satmak izlenebilecek yollar gibi göründü dernek çevremize.

Ortak mekân arayışı
Bir mekâna sahip olmak ortak bir temenni olarak kendini gösterdi. Bu mekânın şehirde mi şehir dışında mı olması gerektiği tartışıldı. Gelengiler ikisine birden istekli olmakla beraber bu işe hızlıca girilmemesi kararlaştırıldı, dernek kendini gösterdikçe ihtiyaçlar doğrultusunda adım atması konusunda anlaşıldı. Mekânın önemi hem birarada yaşamak, hem ekip biçmek, hem atölyeler yapmak, hem çeşitli toplantılar gerçekleştirmek hem uzun süreli festivaller düzenleyebilmek ve dışarıyla teması arttırabilmek bakımından benimsendi.
Mevcut Alternatif Yaşam Alanları
Öte yandan mevcut mekânların değerinin bilinmesi, olabildiğince tanınması, bu işleri yapan insanlarla iletişimde olunması tartışıldı. Bir mekâna sahip olmadan önce hem başka yerlerde neler yaşandığını görmek hem katkıda bulunmak önemlidir dendi.

2. Somut Fikirler

Bu gündemimizde fikir dediğin somut olmaz, somut dediğin fikir olmaz şiarıyla çıktık yola
Tartışmamız saha çalışmalarına geçtiğimiz bahar aylarında Pelin, Çağlar, Murat ve Ilgın tarafından başlanmış olan ilk somut işimizle başladı.

Dersim’in Kutsal Keçileri
Geçtiğimiz yaz Munzur Festivali’nde içimizden bir grubun Metin Kahraman’la tanışması ve onun yapmak istediği bir işe bizim dernek olarak katılmak istememizle başlıyor hikâyemiz. Dersim’de keçiler kutsal varlıklar sayılıyor, yaşamla mistik bir bağları, çeşitli hikâyeleri var. Geleneksel kültür içinde önemli bir yer tutan bu hikâyeler yeni kuşaklara aktarılamıyor, yavaş yavaş kayboluyor. Metin Kahraman bununla ilgili bir sözlü tarih çalışması yapmak istiyormuş, biz de dernek olarak katkı koymak istedik. Şimdiye kadar Dersim’de pek çok yaşlıyla görüşülerek saha çalışmalarının bir kısmı yapıldı ancak bundan sonrası için yapılması gereken daha pek çok iş var. Tekrar saha çalışması yapmak, Dersim yöresinde daha çok insanla bu konu üzerinden iletişim kurabilmek ilk yapılması gerekenlerden. Toplanan hikâyelerin transkripsyonu, animasyon film, konuya dikkat çekmek için hazırlanacak t-shirtler, derlenen hikâyelerin yazılı ve basılı hale getirilmesi, tüm bu proje için fon kaynaklarının araştırılması Dersim’in kutsal keçileri için şimdilik yapılacak işler.

Türkülerde Sansür:
Hikâyemiz Cumhuriyet’le beraber sahalara sürülen türkü derleme ekiplerinin bu derlemeleri yaparken uyguladıkları sansürü ifşa etmek. Dolayısıyla niyetimiz müdahale edilmiş türkülerin kaynağına ulaşmak. Sonrasında nasıl bir ürün çıkaracağımız ise (belgesel mi, albüm mü, konser mi vs.) performansımıza ve motivasyonumuza göre sonra karar verilecek.

Alternatif Yaşam Alanları:
Kongremizi yaptığımız alan gibi, Ankara’daki Atopya gibi, İstanbul’daki Yel Değirmeni ya da Caferağa Dayanışması gibi pek çok alan var bizim de bir ucundan tutmaya gayret ettiğimiz başka bir yaşam oluşturma işlerine girişmiş. Gidelim, bu insanlarla tanışalım, mekânlarda çekimler yapalım, neler yaptıklarını soralım ve kaydettiğimiz bu malzeme aracılığıyla alternatif yaşam arayışındaki insanları birbirine tanış edelim, bu macera bize bir iletişim ağı kurma fırsatı sağlasın.

Radyoculuk:
Başlangıç olarak farklı şehirlere dağılmış gelengiler için farklı ve eğlenceli bir iletişim kanalı olacak internet radyoculuğu serüveni… Radyo programları demode mi oldu çekincelerine rağmen fikir bir kısmımızı heyecanlandırdı ve bir gerçekleşmeyi bekleyen bir proje olarak önümüzde duruyor.

Ovacık-Pülümür Yürüyüşü:
Bu yürüyüş önümüzdeki baharda Dersim’in muhteşem doğasını ve atmosferini daha yakından tanıyabilmek amacıyla olabildiğince fazla insanı da dahil etmeye çalışarak dağların diyarı iki güzel ilçe arasında birkaç günlük bir yürüyüş olarak gerçekleşecek. Ayrıntılar vakit yaklaşınca netleşecek.

3. İç Tüzük

Neden bir iç tüzük yapmak istiyoruz? Çünkü hem derneğin nasıl işleyeceğine kendimiz karar verelim, hem de yasal işlerle uğraşmak durumunda kalmayalım istiyoruz. Uzlaşılan iç tüzük maddeleri ise şöyle:
1- Yılda bir genel kurul bir de sofra etkinliği düzenlenir. Genel kurul yaz aylarında bir su kenarında, sofra ise kış aylarında sıcak bir ortamda düzenlenir. Bu etkinliklere bütün gelengilerin katılması beklenir.
2- Fon kölesi olmamak temel prensiplerdendir, bu alanda profesyonelliğe geçiş söz konusu değildir.
3- Hazımsızlık durumlarında karar alınmaz.
4- Herkes gönlünce çalışır gönlünce çalışmaz. (Sıkıştırmak serbest mi?)
5- İç tüzük yaşadıkça şekillenir.

4. Legal işler
Son gündemimiz olan derneğin yasal işlerinin ne şekilde halledileceği konusunda ise bu işin profesyonel bir muhasebeciye yaptırılması gerektiği noktasında uzlaşıldı ve çeşitli alternatifler yoklanmaya başlandı.

Oldukça verimli geçen genel kurul ardından şehirlerimize döndüğümüzde Ankara’da, İzmir’de ve İstanbul’da heyecanımızı kaybetmemeye çabalayarak tüm bu işlerin bir ucundan tuttuk. Başka bir dünya arayan ve dünyaları anlamaya çalışan, bir arada durma çabamıza bir omuz vermek, var olan işlerimize destek ve dahil olmak isteyen, benim de şöyle bir fikrim var diyen tüm gelengi dostları, merhaba

 

Bi de bunlara bak istersen