ıı. Sofra Notları (13-14 Şubat 2016)

II. Soframız için bizi bütün cömertliği ve misafirperverliğiyle karşılayan Bahadın’daydık. 13- 14 Şubat’ı hem Bahadın’ı ve güzel insanlarını tanıyarak, hem bolca muhabbet edip müzik yaparak hem de etkinliğin adına yakışır sofralar kurarak geçirdik.

Gündem maddelerimiz ve ayrıntıları ise şu şekildeydi:

1. Özgür Lig

Gelengi ÖzgürLig toplantılarına neden katılmıyor?

Geçen yıl deneyimlediğimiz üzere her hafta yapılan toplantılar epey verimsiz geçmeye başlamıştı. Bu yılın başında Gelengi olarak belirli bir gündem üzerine toplanmayı önermiştik. Çünkü ayda bir dahi olsa zorunlu/ düzenli toplantıda amaçsız, alakasız meseleler dönmeye başlıyor. Bunun yerine pratik bir şey olarak belirli bir gündem ya da iş üzerine gerekirse haftada bir kaç kez de toplanabiliriz demiştik.
Buna karşı olarak Apo toplantılar her ne kadar verimsiz geçse de orada bir takım kararların alındığını ve bu yüzden de belirli sayıda toplantıya katılmayan takımlara çeşitli yaptırımların uygulanması gibi şeylerin de konuşulanlar arasında olduğunu söyledi. Bu yüzden de pek çok kez Gelengi’yi savunmak zorunda kalmış.
Peki Gelengi toplantılara gitmeyerek neler kaçırdı?
Bu soruya da cevap olarak insanlarla daha fazla kaynaşabilme fırsatını kaçırmış olmak, gelişime açık olan ÖzgürLig kültürüne daha az mühadil olmuş olmak, ÖzgürLig ile ilgili olarak eleştirdiğimiz bir takım şeylerin değişebilmesi için var olan bir alanı değerlendirmemiş olmak gibi sonuçlar çıktı.
Bunların dışında Özgür Lig’in ne olduğuna dair katılan takımlar arasında bir fikir birliği olmadığı argümanı çerçevesinde ilerleyen uzunca bir tartışma oldu. Temel olarak ÖzgürLig’in manifestosu etrafında uzlaşmış belki de daha az sayıdaki insanla bir takım işler çıkarabilmesi mi yoksa gelişime açık bir yapı olarak biraz daha dışarıda kalan takımları da zamanla içine çekmeye başlayacak, tüm farklılıkların birleştiği, bizi kendi koyduğumuz sınırların da bi kaç adım ötesine geçirebilecek bir platform mu alternatifleri üzerinde duruldu ve farklı duruşların önemli olduğu, dışlamak yerine daha kapsayıcı bir lig olmasının daha anlamlı olacağı konusunda ortaklaşıldı.
Bu yılın ikinci yarısında toplantılara katılımı biraz daha önemsememiz konusunda bir öz eleştiri yaptıktan sonra önümüzdeki ÖzgürLig toplatınlarında konuşmak üzere bir kaç somut öneri sunuldu:
– Birincisi Ozan’ın ÖzgürLig için yapabileceğini söylediği site. Siteyle ilgili iki alternatif sunmuştu, bununla ilgili ÖzgirLig maillistine de bir mail yazmıştı ama geri dönüş olmadı. Bu yüzden bu konu toplantıda yeniden gündeme getirilebilir.
– İkincisi de yine Ozan’ın önerisi olarak 2. yarının açılışına Deniz Naki ya da Amed Spor’un davet edilmesi
– Ilgın da ÖzgürLig’in olduğu pazarlar halı sahada bir takas ve üretim pazarı yapma fikrini ortaya attı. Bu pazarda ya kendin üreteceksin o zaman satabilirsin ya da üretemediğin şeyleri takas edeceksin. Bunu bir hafta deneyip eğer ilgi görürse ardıllarının da planlanabileceğini ve bu pazar fikrinin orayı daha şenlikli kılacağını, insanlarla teması arttıracağını, ufak şeyler üreterek bile insanların maddi  kaynak sağlayabileceğini konuştuk. Bu takas pazarının organizasyonunu da Gelengi olarak biz üstleneceğiz. Zaman olarak da mayıs demişiz.
– Ilgın’ın ikinci önerisi de otonomi kavramı üzerinden ÖzgürLig’i konuşabileceğimiz bir forumun yapılması.. Bu konuda da Haydar’ın insiyatif alıp organizasyonla ilgilenebileceği düşünüldü.
Son olarak da Gelengi’nin biraz daha rekabet söylemini azaltıp ilk defa oynayacak insanları ya da daha az oynayanları teşvik etmesi gerek diyerek bir özeleştiriyle Özgürlig başlığını kapattık.
Not: İlk ÖzgürLig toplantısında alınan kararların/ toplantı notlarının yalnızca facebook üzerinden değil de mail listten de duyurulması gerektiğini bir kez daha bastıralm.

2. Genel Kurul yer ve tarihi
Bu başlıkta geçen genel kurulda aldığımız ilgili kararı tekrar ettik. ” Genel kurullar ağustos sonu, eylül başı gibi Karaburun’da Barış’ın mekanında olur.”
Bir de genel kurulun e.s.’si (etkinlik sorumlusu) olarak da Ozan’ı sabitledik. Genel kurul tarihi yeri ile ilgili kararın sonuna böylece ” Ozan da ES’si olur” cümlesi eklendi 🙂
Ozan mayısta Barış’ın ve mekanın programı netleşince Barışla iletişime geçip bizim tarihimiz de netleştirecek mekanın durumuna göre.
3.Dernek İşleri (evrak)
Resmi genel kurulumuz üç yılda bir oluyor. İlk genel kuruldan sonra gerekli bildirimlerimizi yapmıştık.
Yıllık yapılacak işler içinse dernekler masasına gidip bilgi almak gerekiyordu.
Buraya kadarı sofrada konuşulan kısımdı. Sofradan sonra dernekler masasına gidip gerekli hemen her şeyi öğrendik. Özetle bu yıl da yapmamız gereken bildirimleri zaten yapmışız. ( En düşük ceza miktarı 800 küsür lira olduğu için bu bildirimleri kaçırmamak önemli) Bu bildirimler DERBİS denilen sistem üzerinden online olarak yapılıyor zaten. Çeşitli konularda aldığımız kararları , değişiklikleri vs. buraya girmemiz gerekiyor. Mali herhangi bir gelirimiz olmadığı için de (sembolik üye aidatlarını da toplamamız ya da kaydını tutmamız gerekmiyormuş) mali bildirim yapmamıza da gerek yokmuş.
4. Bira, şarap deneyimleri
İstanbul ve Ankara’da yapılan çeşitli bira ve şarap denemeleri üzerine konuşmayı planlıyorduk ama bu başlık altında derli toplu pek bir şey konuşulmadı. (Steven biraz İstanbul’daki bira deneyiminden bahsetti)
Bir de eylülde Esen’in evinde yapmaya çalıştığımız elma şaraplarının tadına bakıp eğer sirke durumdalarsa şişeleyip paylaşalım, dağıtalım demişiz.
5. Kadıköy Evi
İstanbul tayfasının peşine düştüğü ortak bir ev/ atölye fikri aslında daha önce Ankara tayfasının da düşünüp hayata geçiremediği bir şeydi.
Bu başlıkta ilk önce biraz neden böyle bir mekana gereksinim duyulduğu üzerine konuştuk. Ve böyle bir mekanda neler yapılabileceğini…
Kadıköy evi’nin özelindeyse,
burası için biz ne yapabiliriz?
En azında bu ilk etapta olabildiğince maddi destek sağlayabileceğimizi ve sık sık gidip gelmemiz gerektiğini hatta istanbul’daki arkadaşlarımızı da haberdar edip onların da gidip gelmelerini sağlamamız gerektiğini konuştuk.
Ve buradan oraya giderken çeşitli atölyeler götürerek mekanı canlı tutabileceğimizi düşündük.

6. Dağ Keçileri
Aralık’ta yaptılan son Dersim gezisinden önce neler konuşulduğu ve ne kararlar alındığı konusunda kısa bir bilgilendirme yapıldı. Bilgilendirmede arasında amacımızın ne olduğu, bendan sonra neler yapacağımız, ne kadarlık bir bütçeye ihtiyacımızın olduğu, bunu nasıl finanse edeceğimiz gibi başlıklar vardı.
Bu aşamadan sonra bu konuda nasıl bir iş bölümü yapabileceğimiz üzerine konuştuk. Bir sonraki ziyaretin ne zaman olacağını ve  yapılacak somut işleri belirleyelim böylece bu zamana kadar gidip gelmiş ekipten birileri olmadan da bir takım işler yürüyebilsin dedik. Bu meselelerin daha ayrıntılı konuşulabilmesi, uğraşmak isteyen insanların tüm süreçle ilgili detaylı bilgilendirilmesi, bu zamana kadar elimizde ne olduğunun derlenip toplanması için sofra’dan sonra bir toplantı yapıldı. Elimizdeki ses kayıtlarının deşifrelerinin sorumluluğunu Ozan ve Esen aldı. Bir sonraki Dersim ziyaretinin de mart’ta olmasına karar verildi. ( Bu toplantıyla ilgili daha ayrıntılı bir mail yazabilir belki katılanlar)

7.Yapılacak Atölyeler/ Etkinlikler
mantar toplamaca
Fehmi mart – nisan gibi (havanın durumuna göre) Elmadağ, İdris Dağı’nda bildiği 2- 3 tür yenilebilen mantarı toplamaya gitmeyi önerdi.  Bu etkinliğin ES’si Fehmi oldu. Organizasyon için onu bekleyeceğiz. Bİr de mantar işinden anlayan diğer arkadaşlarımız Ali Haydar ve Soner’e danışarak da başka geziler yapabiliriz dedik mantar toplamak için.
bira
Ankara’da yapılan bira yapmaca etkinliklerinin duyurulmadığı konusunda şikayet oldu. Bir dahaki seferlerde maillistte duyuralım bira yapımını.
Ve bir dahaki bira yapımını kalabalıkça ve olabildiğince çok miktarda yaparak paylaşalım dendi. Bunun için teknik ve fiziksel olanaklarımız üzerine biraz konuştuk. Örneğin maya koymadan önceki soğutma aşamasında başka yöntemler geliştirebilir miyiz, mesela sıvı azotla çözebilir miyiz dedik.
gezi
Begüm ve Bilgen baharda bir hafta, on gün kadar geçen yaz Ozan ve Ferit’in yapmaya çalıştığı şeye benzer vir etkinlik yapmaya niyetlilermiş. Akıllarında belli bir bölgedeki bir çok yeri ziyaret etmek (Kaz Dağları civarında oralara sonradan yerleşip üretim yapan insanlar, topluluklar) ya da yalnızca bir ya da iki yere giderek gidilen yerlerin takvimine uymak koşulu ile oralarda kalmak şeklinde iki alternatif varmış.
Bu etkinliğin ES’si Begüm oldu. Uygun zaman olarak da mayıs ortsı gibi görünüyor denildi.
p.s. Bir de Begüm Çankaya Belediyesi’nin vereceği arıcılık atölyesinden haberdar edecekmişti bizi.
vegan mutfak
Fehmi Ayrancı’daki kollektif mutfak gibi bir araya gelip yemek yapabileceğimiz söyledi ve bunun için de sömürü düzenine karşı bir duruş olarak vegan mutfağı önerdi. Belirli aralıklarla bir araya gelerek vegan yemekler yapıp ne kadar çeşitli ve doyurucu olabildiğini de görmüş oluruz dedik. Sonra bu iş için  mekan olarak neden Ayrancı’daki mutfağı kullanmıyoruz dedik.
Bu etkinliğin ES’si de Fehmi oldu. Begüm ile konuşarak uygun bir gün belirleyecekler. Çarşamba ya da cumartesi olması mutfak için daha iyi olurmuş.
Bir de bu meseleyi konuşurken spontane olarak “peki nasıl bir veganlık” gibi bir tartışmanın içine düşmüştük. Bu tartışmanın da etkinlik sırasında sürdürülebileceği konusunda ortaklaştık.
bizim bahçe
Begüm kendi evinin bahçesinde bostancılığa girişiyormuş bu yıl ve oldukça çeşitli teknikler uygulamayı planlıyormuş. Bu işe başlayacağı zaman hepimizi haberdar edecek ve katılmak isteyenlerle beraber yapacak bostanı.
Begüm bu fikrini anlatırken “bizim bahçe” dedikçe şöyle bir yere de evrildi mesele:
Siteye “bizim bahçe” diye bi başlık koyalım. Burada herkes kendi bahçesindeki, balkonundaki ufak tefek de olsa deneyimlerini paylaşsın, yazılar yazsın, fotoğraflar eklesin dedik. Mesela baharda 100.yıl bostanının ekim sürecini yazabilir birisi ya da Pelinle Serpil Kendi evlerinin bahçelerine ektikleri küçük bostanı koyabilir vs.
Siteye bu başlığı Ozan ekleyecek. Bir de “arkadaşlar” başlığını “kardeş linkler” ile değiştirecek.p.s. Ilgın Sofra’da konuşulan tüm etkinlikleri sitedeki takvime ekleyecek.
honeymoon fest / İstanbul bahar gezisi
Hep biz İstanbul’dakileri bir yerlere çağırıyoruz. Peki neden biz hi İstanbul’a gitmiyoruz? diyerek baharda bir İstanbul çıkarması yapmayı konuşurken Arzu ve Ünsal’ın düğünlerinden sonra İstanbul yakınlarında bir yerlerde müzikli kamplı Gelengi’nin de katılmalarını istedikleri bir eğlence düşünmekte olduklarını öğrendik. Adını honeymoon fest koyduğumuz bu etkinliğin haziranın ilk haftasonu (3-5 haziran) gerçekleşmesi bekleniyor. Haliyle honeymoon fest ile İstanbul buluşması birleşebilir dendi.
8. Belgesel
Belgesel konusu da pek ilgi çekmediği için konuşulamadı.
9. Projeler / Akçeli işler
Bu başlıkta daha önce konuştuğumuz eksende projelere nasıl yaklaşmalıyız meselesi gündeme geldi. Begüm bu proje işinin genel olarak bize uymadığını söyledi. Yapmak istediğimiz işler için fon arayalım dememize rağmen keçiler meselesinde başvuru kriterlerinin sağlandığı bir fona yine bir takım kaygılar sebebiyle başvurmaktan vazgeçildi. Bunun dışında da bizim yapmak istediğimiz şeylere bire bir uygun proje/ fon olmuyor ancak uydurulmaya çalışılıyor ve bunu da istemiyoruz. Bu yüzden de  projeler yerine üretim yapmak Gelengi için daha anlamlı bir yol olabilir.
10. Kürdistan’daki güncel duruma dair
Haydar’ın
“kürdistandaki direniş ve savaş illaki konuşmalarımızda yer tutacak, bu bağlamda özyönetim konusunu tartışabileceğimiz bir etkinlik mi yapsak? özyönetim, komünalizm, otonomi… nedir ne değildir, sınıf mücadelesi/ sosyalizm bağlamında nereye düşer, alternatif midir, itiraz mıdır? (etkinlikten kastım sunum vb. birşey değil de etkin bir fikir paylaşımı ve okuyup yazdıklarımızdan haberdar olmak. muhtemelen bu doğalında da oluşacak bir etkinlik ama duygusal bir paylaşımdan önce teorik bir perspektiften yaklaşmanın olanaklarını beraber konuşmak)”
diyerek önerdiği bu başlığı konuşmak için ise daha uzun uzun zamanımızın olması gerektiğini düşünüp, sofra boyunca yapmamız gereken diğer şeyler yüzünden vs. hiç giremedik bile. .

Bi de bunlara bak istersen